Kuantum bilişim alanında ölçeklenebilirlik sorununa odaklanan İsviçre merkezli ZuriQ, yatırım turlarından birini daha başarıyla tamamladı. ETH Zürich bünyesinden çıkan girişim, tuzaklanmış iyon (trapped-ion) işlemcilerini iki boyutlu bir mimaride büyütmek amacıyla çıktığı tohum turunda 25.5 milyon dolar fon sağladı. Şirket, bu finansmanla birlikte geçtiğimiz yıllarda elde ettiği teknik ivmeyi ticari boyuta taşımayı amaçlıyor. Kuantum donanım pazarında uzun süredir devam eden iyon tuzağı yaklaşımları, teorik potansiyellerine rağmen fiziksel sınırlarla karşılaşıyordu. ZuriQ'in bu yatırımı alması, sektörün tek boyutlu yapılardan iki boyutlu sistemlere geçiş çabasının yatırımcılar tarafından da desteklendiğini gösteriyor. Daha önce 2025 yılında 4.2 milyon dolarlık bir pre-seed turu kapatan girişim, kısa süre içinde fon miktarını ciddi oranda artırmayı başardı.
İki Boyutlu Mimarinin Avantajları

Günümüzdeki pek çok tuzaklanmış iyon tabanlı kuantum bilgisayar, yirmi yılı aşkın süre önce önerilen tek boyutlu yapılara dayanıyor. Bu geleneksel tasarımlar, iyonları karmaşık bağlantılarla bir araya getirilen tek boyutlu zincirler halinde tutuyor. Ancak bu yaklaşım, çip üzerindeki qubit sayısının artırılmasında ciddi fiziksel sınırlarla karşılaşıyor. Pavel Hrmo, sektörün başlangıçta bu tek boyutlu tasarımlarla yola çıktığını ve bunların faydalı birer basamak olduğunu belirtirken, asıl mücadelenin bu yapıların iki boyuta nasıl uyarlanacağı olduğunu vurguluyor. Quantonation'dan Christophe Jurczak ise kuantum yarışının çoktan bittiği yönündeki yaygın yanlış anlaşılmanın gerçeği yansıtmadığını ifade ediyor.
ZuriQ ise iyonları yerleştirmek için yerel olarak iki boyutlu bir tasarım tercih ediyor. Hızlı salınımlı alanlar yerine Penning mikro tuzakları ve statik manyetik alan kullanan sistem, iyonların herhangi bir kavşak kısıtlaması olmaksızın serbestçe hareket etmesini sağlıyor. ETH Zürich'ten Profesör Jonathan Home, bu geometrik yaklaşımın önemini vurgulayarak, tek boyutlu sistemlerde sayının lineer olarak arttığını, iki boyutlu yapıda ise çipin alanı ile birlikte sayının binlerce iyona çıkabileceğini belirtiyor. Home'un ifade ettiği gibi, iyonları bir çizgide tuttuğunuzda sayı teker teker artarken, iki boyutta tuttuğunuzda kapasite çipin yüzey alanı ile doğru orantılı olarak binlerce birime ulaşıyor. Ayrıca iyonların üç boyutlu düzlemde esnek bir şekilde bağlanabilmesi, kuantum bilgisayarların işlem kapasitesini doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor.
Üretim ve Büyüme Süreci

Şirket, son 18 ay içerisinde Infineon ortaklığıyla dokuz iyonluk bir 3×3 dizi (3×3'lük dokuz iyonluk gösterici) oluşturarak çalışan bir prototip geliştirmeyi başardı. Bu gelişme, tasarımların mevcut endüstriyel üretim süreçleriyle uyumlu bir şekilde ölçeklenebileceğini gösteriyor. Daha önce dört kişiden oluşan ekip, yeni katılımlarla 18 kişiye ulaştı ve araştırma kadrosunu genişletti. Çip üretimini hızlandırmak ve altyapıyı büyütmek bu aşamada kritik önem taşıyor.
Quantonation liderliğinde gerçekleştirilen bu yatırım turuna Forward.one, Extantia, Firgun Ventures ve önceki dönem yatırımcıları da katıldı. Toplanan fonlar, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin genişletilmesinin yanı sıra üretim altyapısının büyütülmesi için kullanılacak. ZuriQ yönetimi, bu sayede tek bir çip üzerinde yüzlerce qubit barındırabilecek altyapıyı kurmayı hedefliyor. Çiplerin tam olarak ne zaman ticari kullanıma hazır olacağı ise henüz resmi olarak belirtilmedi; ancak atılan bu adımlar, laboratuvar ortamındaki tasarımların endüstriyel üretime evrilmesi açısından sektörde yakından takip ediliyor.
Kaynak: The Next Web

