Füzyon enerjisi alanında çalışmalar yürüten girişimler, donanım maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle uzun süredir devlet desteklerine başvuruyor. Temiz ve sınırsız enerji kaynağı olarak görülen füzyon, onlarca yıldır mühendislik ve fizik dünyasının en büyük hedeflerinden biri olmayı sürdürüyor. Bu alanda faaliyet gösteren Thea Energy, enerji alanındaki araştırmaları finanse eden kurumlardan önemli bir kaynak sağlamayı başardı. Şirket, manyetik hapsetme reaktörlerinde kullanılan süperiletken mıknatısların üretimini hızlandırmak amacıyla federal bir kuruluştan finansal destek elde etti. ABD Enerji Bakanlığı'na bağlı ARPA-E, şirkete tam 20 milyon dolar hibe aktardı.
Füzyon Reaktörlerinde Mıknatıs Teknolojisi

Manyetik hapsetme reaktörleri, füzyon enerjisini ticari olarak kullanılabilir hale getirmeyi amaçlayan iki temel yöntemden biri olarak öne çıkıyor. Bu reaktörlerde plazmayı hapseden ve sıkıştıran güçlü manyetik alanlar hayati rol oynuyor. Yakıtın füzyona uğrayıp büyük miktarda enerji serbest bırakabilmesi için parçacıkların bu alanlar tarafından yeterince ısıtılması gerekiyor. Ancak bu süreçte kullanılan yüksek sıcaklıklı süperiletken (HTS) mıknatısların maliyeti oldukça yüksek seviyelerde seyrediyor. Alınan bu son fonlar, tam olarak bu modüler HTS mıknatısların üretimi ve geliştirilmesi sürecinde kullanılacak.
Thea Energy, maliyetleri aşağı çekmek için geleneksel tasarımlardan farklı bir yol izliyor. Şirketin reaktör mimarisi, plazmayı daha etkin bir şekilde hapsetmek üzere bükülmüş iç lastik benzeri bir yapıya sahip stellarator tasarımına dayanıyor. Klasik stellarator tasarımları, bu karmaşık bükülmeleri taklit etmek için özel olarak üretilen pahalı mıknatıslara ihtiyaç duyuyor. Buna karşılık Thea, daha az varyant kullanarak üretim giderlerini azaltmayı hedefliyor. Reaktörün yükünü taşıyan 12 büyük mıknatıs yalnızca dört farklı şablondan imal edilirken, plazmaya ince ayar yapan 300'den fazla küçük mıknatıs birbirinin aynısı olarak üretiliyor.
Yazılım Destekli Esnek Üretim

Sistemdeki küçük mıknatısların tamamı yazılım aracılığıyla kontrol ediliyor. Bilgisayar ekranlarındaki piksel dağılımına benzer şekilde reaktörün çevresine yerleştirilen bu bileşenler, inşa süreçlerindeki toleransları daha esnek hale getiriyor. Bu yaklaşım, donanım üretimindeki maliyet baskısını hafifleten unsurlar arasında yer alıyor ve füzyon gibi pahalı bir alanda ölçeklenebilirliği artırmayı amaçlıyor.
Şirket, daha önce topladığı finansmanlarla da dikkat çekmişti. Mayıs ayında 100 milyon dolar yatırım alan girişim, 2024 yılında da 20 milyon dolarlık Seri A turunu tamamlamıştı. Sektördeki pek çok benzer firma gibi Thea Energy de 2040'ların ortalarında ticari ölçekte bir füzyon santrali inşa etmeyi planlıyor; ancak ticari füzyon reaktörünün tam olarak hangi yıl faaliyete geçeceği net değil.
Kaynak: TechCrunch

