ABD’de Göçmenlik ve Vatandaşlık Hizmetleri (DHS) yeni bir düzenleme üzerinde çalıştığı haberi, göçmenlik politikasında önemli bir adımı işaret ediyor. Taslak, H-1B vizesine başvuran işverenlerden 103.265 dolar tutarında ek bir ücret alınmasını öngörüyor. Bu rakam, mevcut başvuru ücretlerinin üzerine eklenerek uygulanacak ve tüm başvuruları kapsayacak şekilde planlanıyor. Planlanan toplam gelir yaklaşık 8.78 milyar dolar olarak hesaplanıyor ve bu meblağ altı kamu kurumu arasında paylaştırılacak. Ayrıca yeni düzenleme, mevcut kota olan yıllık 85.000 vize sınırının ötesine geçecek şekilde ek kontenjan planlarını da içeren bir yaklaşımı gündeme getiriyor; özellikle yüksek lisans veya daha ileri bir derece sahibi adaylar için 20.000 ek vize ayrıldığı belirtiliyor. Bu sayede uzmanlık gerektiren iş gücüne yönelik hareketliliğin desteklenmesi amaçlanıyor.
Mevzuatta bazı istisnalar da bulunuyor. Üniversiteler ve kar amacı gütmeyen kuruluşlar ile devlet araştırma kurumları bu mali yükümlülükten muaf tutulacak. Ayrıca hali hazırda ABD’de öğrenci vizeleriyle bulunan yabancı vatandaşlar için bu ücret uygulanmayacak ve mevcut vizelerin uzaması durumunda ek ücret de alınmayacak. DHS, söz konusu düzenlemenin adil ve güvenli bir göç sistemi kurmaya katkıda bulunacağını savunuyor; bunun başvuru süreçlerinin denetimi ve güvenlik taramaları için daha fazla kaynak yaratacağını belirtiyor.

Öte yandan politika, iş dünyası temsilcileri ve bazı eyaletler ile bir dizi sendika ve işveren grubunun da karşısına çıktı. Yorum yapan aktörler, ek mali yükümlülüklerin istihdam maliyetlerini artıracağını, bu durumun özellikle yazılım ve mühendislik gibi uzmanlık gerektiren sektörlerde istihdam maliyetlerini yükselteceğini düşünüyor. Hukuki süreçlerin devam ettiği bu dönemde bazı değerlendirmeler, mevcut yasal çerçeve içinde uygulanabilirlik ve mevzuat karşıtlıkları nedeniyle belirsizlik taşıyor. Davaların nasıl sonuçlanacağını şu aşamada net olarak söylemek mümkün değil.
Bu gelişmenin yankıları, işverenlerin H-1B başvuru planlarını irdelerken daha kapsamlı bir bütçe ve kaynak tahsisi yapmalarını gerektirebilir. Şu an için hükümetin nihai taslağı yıl sonuna kadar netleşecek gibi görünüyor; federal süreçlerin tamamlanması halinde hangi kurumların bu kaynaktan hangi oranlarda yararlanacağı ve işverenlerin bu mali yükümlülüğünü nasıl yöneteceği daha net ortaya çıkacak. ABD’de uzmanlık gerektiren sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için bu düzenleme, uluslararası yeteneklere erişimde yeni bir mali etken olarak dikkat çekiyor. Özellikle siber güvenlik, yapay zeka, ileri yazılım mühendisliği ve veri bilimleri gibi alanlarda çalışanlar için ücretin etkisi doğrudan çalışma maliyetlerine yansıyabilir; bu durum uzun vadede ücret yapılarında, proje bütçelerinde ve işe alım stratejilerinde değişikliklere yol açabilir.
Gözler şimdi nihai metinde olacak değişikliklerin ayrıntılarında. Federal makamlar, düzenlemenin uygulanabilirliğini ve adil dağılımını güvence altına almak adına muhasebe ve denetim mekanizmalarını güçlendirecek. Bu süreçte özellikle üniversite iş birlikleri ve kar amacı gütmeyen kurumlar için istisnaların nasıl uygulanacağı, kamuoyunda merak konusu olmaya devam edecek. Piyasaların ve kurumların nasıl bir yol izleyeceği, kısa vadede göçmenlik programlarının maliyet yapısını ve iş gücü piyasasının rekabetçi dinamiklerini şekillendirecek. Bu nedenle, gelişmeleri yakından takip etmek, işverenlerin bütçe ve insan kaynakları stratejilerini yeniden ele almalarını gerektirecek.

Anahtar kelimeler: H-1B ücreti, göçmenlik politikası, DHS, ek bütçe, kota, istisnalar, üniversiteler, kar amacı gütmeyen kurumlar, güvenlik taramaları, iş gücü maliyetleri, uzmanlık alanları, yasama süreçleri.
İç Bağlantılar: PASPU Haberleri – Göçmenlik ve Vize Politikaları; PASPU Haberleri – İş Gücü Piyasası ve Yasal Düzenlemeler

