Soruşturmada Yeni Bulgular
Apple ile OpenAI arasındaki hukuki süreç, tescilli teknolojilerin sızdırıldığı iddiasıyla yeni bir boyuta taşındı. Şirket, mahkemeye sunduğu yeni dilekçede, gizli bilgilerin izinsiz şekilde aktarıldığı yönündeki iddialarını güçlendiren yeni kanıtlara ulaşıldığını belirtti. Yürütülen kapsamlı incelemeler neticesinde, daha önceki dosyalarda adı geçmeyen 11 eski çalışanın daha olayla bağlantılı olabileceği tespit edildi. Bu gelişme, davanın sadece bireysel bir bilgi sızıntısı olmadığını, kurumsal düzeyde daha geniş bir sızıntı zincirine işaret edebileceğini gösteriyor. Sektördeki yapay zeka ve donanım entegrasyonu yarışının kızıştığı bir dönemde, bu tür iddialar şirketlerin gizlilik politikalarını ve çalışan hareketliliğini yeniden masaya yatırmasına neden oluyor.

Mahkemeden Hızlı Delil Tespiti Talebi
Şirket, OpenAI'ın kendi teknolojilerine dayalı herhangi bir donanım veya yapay zeka ürünü geliştirmesinin önüne geçmek amacıyla ön ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ediyor. Bu doğrultuda eski kıdemli sistem mühendisi Chang Liu ve Baş Donanım Sorumlusu Tang Yew Tan'ın yanı sıra OpenAI ve eski tasarım lideri Jony Ive ortaklığındaki io girişiminden hızlı delil tespiti talep edildi. Dosyada yer alan bilgilere göre, daha önceki şikayette adı geçen Yu-Ting Peng'in de aralarında bulunduğu bazı eski çalışanların mülakat süreçlerinden önce duyurulmamış ürünlere ait gizli dokümanları incelediği ve ekran görüntüleri aldığı belirlendi. Mahkemeye sunulan dilekçelerde, bir eski çalışan gibi isimlerin mülakat öncesinde gizli bilgileri tartıştığına dair detaylar yer alıyor. Bu hamle, donanım ve yazılım dünyasındaki tescilli bilgilerin korunması açısından emsal teşkil edebilecek bir hukuki süreci tetikliyor.

Cihaz İadeleri ve Karşılıklı Açıklamalar
Hukuki mücadelenin başlamasının ardından, OpenAI bünyesinde görev yapan bazı eski çalışanların, Apple'dan ayrılırken teslim etmedikleri kurumsal cihazları iade etmek üzere iletişime geçmesi dikkat çekti. Bu durum, bilgi sızıntısı şüphesinin ilk iddialardan daha geniş bir çalışan grubunu kapsayabileceği ihtimalini doğurdu.
Öte yandan OpenAI cephesi iddialara resmi bir blog yazısıyla yanıt verdi. Şirket, ihtiyati tedbir talebinin gerçeği yansıtmadığını ve herhangi bir ticari sırra sahip olmadıklarını savundu. Yapay zeka girişimi, bu talebin asılsız bilgilere dayandığını ve tamamen gereksiz olduğunu vurgulayarak rakiplerinin ticari sırlarına ne sahip olduklarını ne de bunları istediklerini belirtti.

