Siber güvenlik dünyasında yapay zekanın rolü her geçen gün değişirken, bu alandaki açıkların kapatılması için yeni girişimler öne çıkmaya devam ediyor. Tel Aviv ve San Francisco merkezli Corma, özellikle savunma odaklı siber güvenlik çözümleri sunmak amacıyla yola çıktı. 2025 yılında kurulan girişim, siber güvenlik alanındaki yapısal eksiklikleri gidermeyi hedefleyen özel bir temel model geliştiriyor. Şirket, bu doğrultuda gerçekleştirdiği tohum yatırım turunda Sequoia Capital liderliğinde 60 milyon dolar finansman sağlamayı başardı. Yatırım turuna katılan diğer isimler arasında Khosla Ventures ve Coatue yer aldı. Günümüzde yapay zeka alanındaki yatırımların hızı artarken, siber güvenlik özelinde kurulan bu yeni yapılar sektörel dengeleri yeniden şekillendiriyor. Özellikle yapay zekanın hem bir tehdit unsuru hem de koruma kalkanı olarak iki farklı uçta yer alması, fon sağlayan risk sermayesi şirketlerinin de dikkatini bu alana çekiyor.
Yapay Zeka Saldırılarına Karşı Savunma Zafiyeti
Günümüzde yapay zeka modelleri, siber saldırı kapasitelerini hızla artırırken savunma tarafında aynı başarının gösterilemediği biliniyor. Corma tarafından yapılan simülasyon testlerinde bu durum net bir şekilde ortaya çıktı. Fortune 500 şirketlerinin altyapıları modellenerek gerçekleştirilen testlerde, piyasadaki önde gelen yapay zeka modelleri hem saldırgan hem de savunmacı olarak denendi. Sonuçlar, yapay zeka tabanlı saldırganların testlerin yüzde 88'inde başarılı olduğunu gösterdi. Buna karşılık, aynı modeller savunma görevini üstlendiğinde kendi bıraktıkları izleri bulma ve engelleme konusunda yalnızca yüzde 12 oranında başarılı olabildi.
Bu durum, genel amaçlı yapay zeka modellerinin siber güvenlik savunması için yeterince donanımlı olmadığını gösteriyor. Saldırı tarafındaki algoritmalar kodlama ve akıl yürütme becerilerini rahatlıkla kullanabilirken, savunma tarafı binlerce denetim günlüğünün analiz edilmesini, uzun süreli zayıf sinyallerin tespit edilmesini ve binlerce karar arasında tutarlılığın korunmasını gerektiriyor. Genel amaçlı modeller ise bu özel görevler için eğitilmiyor. Şirketlerin güvenlik ekipleri, her geçen gün artan veri hacmi ve karmaşıklaşan saldırı vektörleri karşısında manuel analiz süreçlerinde zorlanıyor. Geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı bu noktada, otonom savunma mekanizmalarının geliştirilmesi kritik bir öncelik haline geliyor.

Sanal İnsan Kaynakları Yaklaşımı
Corma, geleneksel yazılım satışı yapmak yerine farklı bir iş modeli benimser. Şirket, birer yazılım ürünü satmaktan ziyade organizasyonların mevcut siber güvenlik araçlarıyla entegre çalışabilen yapay zeka ajanları konumlandırıyor. Şirketin kurucusu ve yöneticisi Alon Pluda, bu yaklaşımı kimseyi işten çıkarmadıklarını ve bir ürün satmadıklarını, bunun yerine sanal insan kaynakları sunduklarını belirterek açıklıyor. Her kurum, ihtiyaç duyduğu kadar yapay zeka ajanı tahsis edebiliyor. Kurumsal yazılım pazarında ürün satmaktan ziyade hizmet ve iş gücü sağlama modeli, şirketlerin operasyonel yükünü hafifletmeyi amaçlıyor.
Sağlık, finans, enerji ve perakende gibi kritik sektörlerdeki Fortune 100 ve Fortune 500 şirketlerinde gerçekleştirilen ilk testler, bu sistemin etkisini gözler önüne serdi. Corma'nın yapay zeka ajanları, tehditlere müdahale sürelerini yüzde 94'ten fazla kısaltırken güvenlik kapsamını da 15 kat artırmayı başardı. Büyük ölçekli kurumlarda siber güvenlik operasyonlarının hızlandırılması, veri ihlallerinin önlenmesinde hayati bir rol oynuyor.

Deneyimli Ekip ve Sektörün Geleceği
Şirketin arkasındaki ekip, Google ve DeepMind gibi yapay zeka araştırma merkezlerinden gelen uzmanlar ile İsrail'in askeri istihbarat birimi olan Unit 8200'den siber güvenlik uzmanlarını bir araya getiriyor. Bu birleşim, hücum ve savunma dengesindeki açığı kapatmak için kritik bir zemin oluşturuyor. Yapay zeka teknolojilerinin hızla geliştiği bu dönemde, savunma mekanizmalarının da en az saldırı sistemleri kadar otonom ve özel tasarlanmış olması sektörel bir zorunluluk haline geliyor. Yapay zeka tabanlı tehditlerin karmaşıklığı artmaya devam ederken, güvenlik girişimlerinin geliştirdiği özel temel modellerin önümüzdeki dönemde kurumsal altyapıların vazgeçilmez bir parçası olması bekleniyor.

