Yapay zeka teknolojilerindeki büyüme, yazılım ve çiplerin ötesinde fiziksel dünyaya, yani metal kaynaklarına dayanıyor. Veri merkezlerinden güç hatlarına kadar her teknolojik bileşen bakır ve benzeri kritik minerallere ihtiyaç duyuyor. Küresel ölçekte artan bu talep, özellikle yapay zeka altyapılarının ve veri merkezlerinin enerji ihtiyaçlarıyla doğrudan tetikleniyor. Geleneksel madencilik süreçlerinin uzun yıllar sürmesi ve yüksek maliyetler barındırması, teknoloji odaklı yeni girişimlerin bu sektöre yönelmesinin önünü açıyor. Bu alandaki dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla kurulan Mariana Minerals, B Serisi yatırım turunda 310 milyon dolar topladığını duyurdu. Khosla Ventures'ın liderlik ettiği turda a16z, Breakthrough Energy, BHP ve In-Q-Tel gibi önemli fonlar yer aldı. Bu yatırımla birlikte şirketin bugüne kadar topladığı toplam sermaye yaklaşık 400 milyon dolara ulaştı.
Otonom Sistemlerle Madencilik

Şirket, geleneksel maden şirketlerinden farklı olarak dışarıya yazılım satmıyor; kendi geliştirdiği yapay zeka altyapısıyla doğrudan maden sahalarını işletiyor ve süreçleri otonom hale getiriyor. Kurucu kadroda Tesla'nın eski metaller ve mineraller ekibini yöneten CEO Turner Caldwell'in yanı sıra makine öğrenimi ve enerji finansmanı alanından isimler bulunuyor. Bu yapı, maden geliştirme ve sahaları yenileme süreçlerini geleneksel sürelerin çok daha altına indirmeyi amaçlıyor. Yatırımcılar arasında yer alan Khosla Ventures'ın kurucusu Vinod Khosla, madenlerin yerinde olduğunu ancak eksik parçaların irade ve otonom çıkarma için yapay zeka olduğunu belirtiyor.
Jeopolitik açıdan kritik minerallerin tedariği ulusal güvenlik meselesi haline gelmiş durumda. Küresel maden işleme pazarında Çin'in hakimiyeti bulunuyor; veriler Çin'in küresel kritik minerallerin yüzde 90'ını, nadir toprak mıknatıslarının ise yüzde 92'sini işlediğini gösteriyor. Bu durum karşısında ABD kendi yerli tedarik zincirini kurma konusunda acil adımlar atıyor. Yatırım turuna katılan isimlerden Travis Kalanick de yapay zeka yüzyılında yerli bir tedarik zinciri olmadan lider olunamayacağını vurguluyor. Şirket bu doğrultuda ülkenin farklı noktalarında iki ana projeye odaklanıyor.
Utah ve Teksas Projeleri

Geçtiğimiz yıl satın alınan Utah'taki Copper One madeni, otonom yazılımlar sayesinde yalnızca dört ay gibi kısa bir sürede yeniden faaliyete geçti. Tesisin yılda 50.000 ton rafine bakır üretmesi hedefleniyor. Diğer yandan Teksas'ta yer alan Lithium One projesi ise geleneksel madencilik yöntemlerinden farklı olarak petrol ve gaz atık sularından batarya kalitesinde lityum elde etmeyi amaçlıyor. Bu tesisin ticari üretime 2027 yılında geçmesi planlanıyor ancak Lithium One tesisinin planlanan bu sürede ticari üretime tam olarak geçip geçemeyeceği operasyonel süreçlerin ilerleyişine bağlı.
Yapılan son yatırımla birlikte şirketin piyasa değeri 1.5 milyar dolar olarak belirlenirken, toplam sermayesi de 400 milyon dolar seviyesine yükseldi. Yazılım destekli bu yaklaşımın sahada ne kadar kalıcı ve başarılı olacağı, Utah ve Teksas tesislerinde planlanan tonajların tutturulmasıyla netleşecek.

