Yapay zeka destekli otonom siber saldırıların çağında dahi, insanları manipüle etmeye dayanan eski ve basit yöntemler sonuç vermeye devam ediyor. Güncel bir güvenlik raporu, büyük finans ve yatırım kuruluşlarının sesli oltalama yöntemleriyle hedef alındığını ortaya koyuyor.
Google güvenlik araştırmacılarının perşembe günü yayımladığı rapora göre, kimliği belirsiz siber saldırgan grupları ABD'deki kritik finans merkezlerini ablukaya almış durumda. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre bu hedef listesinde Apollo Global Management, Bain Capital, Blackstone, Bridgewater Associates, CME Group, KKR, Moody's ve TPG gibi devasa özel sermaye ve finans kuruluşları yer alıyor.

Sesli Oltalama Yöntemiyle Kurumsal Ağlara Sızma
Google'ın Falcon, Helix, Pink ve Redact isimleriyle etiketlediği bu gruplar, son derece klasik ancak etkili bir taktik kullanıyor. Çalışanların kişisel cep telefonlarını doğrudan arayan saldırganlar, kurum içinden mesai arkadaşları veya bilgi işlem destek ekibi mensupları gibi davranıyor. Bu görüşmeler sırasında hedefler, hazırlanan sahte web sitelerine yönlendiriliyor ve kurumsal kimlik bilgileri ile çok aşamalı kimlik doğrulama kodlarını bu sistemlere girmeleri için ikna ediliyor. Sektörde sesli oltalama veya vishing olarak bilinen bu yöntem, kurumsal güvenlik duvarlarının insan unsuru üzerinden aşılmasına zemin hazırlıyor.
Elde edilen hassas veriler daha sonra şirketlere karşı birer baskı aracı olarak kullanılıyor. Tespit edilen bazı saldırgan grupları, çaldıkları verileri sızdırmakla tehdit ederek fidye ödemeye zorladıkları özel internet siteleri işletiyor. Bu sitelerde yayınlanan mesajlarda, müzakerelerin profesyonel yürütüldüğü ancak uzlaşmaya yanaşılmaması durumunda bilgilerin kamuoyuna açıklanacağı açıkça ifade ediliyor.

Milyonlarca Dolarlık Fidye Ağları
Araştırmacılar, farklı isimler altında faaliyet gösteren bu yapıların aslında UNC6671 adı verilen daha büyük bir kolektif çatısı altında birleşiyor olabileceğini değerlendiriyor. Bu durumun operasyonel yükü bölmek, toplam sızıntı hacmini gizlemek ve pazarlık süreçlerindeki riskleri izole etmek amacıyla bilinçli olarak kurgulandığı düşünülüyor.
Saldırganların ana hedefi yalnızca finans sektörüyle sınırlı kalmıyor. Daha önceki dönemlerde imalat, gayrimenkul, sağlık, sigorta, teknoloji, ulaşım ve konaklama alanındaki büyük şirketler de benzer operasyonların hedefi olmuştu. Ancak son dönemde birleşme, satın alma, sermaye yönetimi ve hukuki süreçlerle ilgilenen finans kuruluşlarına ağırlık verilmesi, yüksek kaldıraçlı veriler elde ederek fidye baskısını artırma stratejisi olarak değerlendiriliyor.
Google'ın paylaştığı verilere göre, bu gruplardan birine bağlı olduğu belirlenen bir kripto para cüzdanına yılın ilk aylarında yaklaşık 10 milyon dolar değerinde Bitcoin transfer edildi. Saldırganların kurbanlarından talep ettiği fidye miktarlarının ise genellikle 750 bin dolar ile 3 milyon dolar arasında değiştiği belirtiliyor. Hedef alınan finans kuruluşları ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmış değil.

