ABD'de artan yapay zeka altyapı yatırımları, yerel topluluklar ile teknoloji şirketleri arasındaki gerilimi artırmaya devam ediyor. Temsilci Ro Khanna, yerel toplulukların evlerinin yakınında inşa edilmek istenen veri merkezi projelerini reddetme yetkisini korumak amacıyla Temsilciler Meclisi'ne yeni bir karar tasarısı sundu. Veri Merkezi Haklar Bildirgesi adı verilen bu girişim, son dönemde eyalet düzeyinde görülen projeleri durdurma veya erteleme çabalarının bir uzantısı olarak öne çıkıyor. New York'ta uygulanan bir yıllık veri merkezi moratoryumu gibi örnekler, yerel direnişin boyutlarını gözler önüne seriyor. Bu durum, özellikle nüfusun yoğun olduğu bölgelerde altyapı projelerinin toplumsal kabulünü zorlaştırıyor.
Yerel Yönetimlere Yetki ve Mesafe Sınırı

Sunulan tasarının temel amacı, bireylerin ve yerel yönetimlerin veri merkezi gelişimini eyalet müdahalesi olmadan denetleyebilmesini sağlamak. Tasarı metnine göre topluluklar, şeffaf bir süreç yürüterek herhangi bir projeyi reddetme hakkına sahip olmalı. Bunun yanı sıra konut bölgelerinde, okullarda ve hastanelerde 2500 feet yani yaklaşık 760 metreden daha yakın mesafelerde bu tesislerin yasaklanabilmesi öngörülüyor. Ayrıca veri merkezi sağlayıcılarından şeffaflık talep edilmesi, elektrik tarifelerindeki ani değişimlerin engellenmesi ve tesislerin yenilenebilir enerji kullanmaya zorlanması da tasarının önerdiği başlıklar arasında bulunuyor.

Çevresel Etkiler ve Su Tüketimi Endişeleri
Bu tasarı şu an için doğrudan yasalaşacak bir kanun metninden ziyade, ileride çıkarılacak yasalara zemin hazırlayan bir taslak niteliği taşıyor. Ancak metin, sektörün yarattığı ciddi çevresel ve finansal kaygıları açıkça listeliyor. Veri merkezlerini besleyen jeneratör ile türbinlerin ürettiği zararlı emisyonlar ve yapay zeka odaklı tesislerin 2028 yılına kadar yılda tüketebileceği 32 milyar galonu bulan su miktarı en büyük endişeler arasında yer alıyor. Hızlı büyümenin getirdiği mali ve ekolojik yükler, ülke genelindeki protestoların ana motivasyonunu oluşturuyor. Federal hükümetin bazı durumlarda veri merkezlerini mevcut çevre yasalarından muaf tutma yönündeki adımları, eyaletlerin ve yerel yönetimlerin düzenleme yapmasını zorlaştırıyor. Khanna'nın sunduğu bu haklar bildirgesi, ülke çapında kapsamlı bir moratoryumun eksikliğinde, toplulukların kendi yaşam alanlarını savunabilmesi için alternatif bir hukuki kalkan işlevi görmeyi amaçlıyor.

