Yapay zeka sektörünün en çok konuşulan yatırım araçlarından biri, büyük bir çöküşün ardından yeniden sahalara döndü. OpenAI'ın eski araştırmacılarından Leopold Aschenbrenner tarafından kurulan Situational Awareness fonu, temmuz ayında yaşadığı sert düşüşün ardından 400 milyon dolarlık yeni bir sermayeyle yatırımlarına kaldığı yerden devam ediyor.
Bu geri dönüş, fonun geçtiğimiz ay varlıklarının yaklaşık üçte ikisini hızla kaybetmesinin ardından geldi. Süreç, aşırı kaldıraç kullanımının piyasalarda ne kadar yıkıcı olabileceğini kısa süre içinde gözler önüne sermişti.

Altyapı Yatırımları ve Kaldıraç Tuzağı
Aschenbrenner, 2024 yılında OpenAI'dan ayrıldıktan sonra yapay genel zekanın öngörülenden çok daha erken bir tarihte hayatımıza gireceğini savunan kapsamlı bir metin yayımlamıştı. Bu tez etrafında şekillenen fon, doğrudan yapay zeka modellerini geliştiren şirketler yerine bu sektörün çarklarını döndüren altyapı sağlayıcılarına odaklandı. Collison kardeşler, Nat Friedman ve Daniel Gross gibi isimlerden sağlanan yaklaşık 225 milyon dolarlık başlangıç sermayesiyle kurulan portföy, veri merkezi işletmecileri, çip üreticileri ve enerji tedarikçilerini hedef aldı.
Strateji ilk başta olağanüstü sonuçlar verdi. CoreWeave, Nebius, SK Hynix, SanDisk ve Bloom Energy gibi şirketlere yatırımlar yapan fonun toplam varlık değeri 20 milyar dolar sınırını aşarken, getiriler bazı ölçümlere göre yüzde 439 oranına ulaştı.
Ancak bu büyüme, yüksek oranda borçlanma ve kaldıraçla destekleniyordu. Fonun yaklaşık dörde bir oranında kaldıraçla işlem yaptığı, piyasalar yukarı yönlü hareket ederken kazançları katlasa da düşüş sırasında aynı şiddette zarar yarattı. Altyapı hisselerinde yaşanan ani düzeltme, marjin çağrılarını tetikledi ve fon neredeyse tüm halka açık hisse portföyünü Citadel Advisors'a devretmek zorunda kaldı.

Yeni Sermaye ve Sektör Tartışmaları
Yaşanan bu dramatik tablo, yapay zeka piyasalarındaki aşırı değerleme ve konsantrasyon tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Pek çok analist, sektörün dot-com dönemini hatırlatan bir balon süreci yaşayabileceğine dikkat çekerken, uluslararası finans otoriteleri de artan borçlanma oranlarının kredi piyasaları üzerindeki risklerine işaret ediyor.
Tüm bu endişelere rağmen 400 milyon dolarlık yeni fonla yapılan geri dönüş, Aschenbrenner'ın temel tezinden vazgeçmediğini gösteriyor. Yapay zeka altyapısına duyulan talebin kalıcı olduğuna inanan yönetim, yaşanan zorunlu tasfiyenin ardından ucuzlayan varlıkları toplamak için piyasaya yeniden girdi. Sektördeki oyuncular ve gözlemciler şimdi, fonun bu kez risk yönetimi konusunda daha temkinli bir yol izleyip izlemeyeceğini yakından takip ediyor.

